Her türlü bilgi belge ve dökümanı bulabileceğiniz güncel bir blog. Güncel Bilgiler, Güncel Ödevler,Ödev arşivi,Ödev Kapakları... Hayatınız kolaylaştıracak her türlü pratik bilgiye buradan ulaşabilirsiniz. İş Hayatınızı kolaylaştıracak her türlü Mali Pratik bilgiye buradan ulaşabilirsiniz. Okul hayatınızı kolaylaştıracak her türlü pratik bilgi ve ödevlere buradan ulaşabilirsiniz.
29 Ekim cumhuriyet bayramı ödev etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
29 Ekim cumhuriyet bayramı ödev etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
14 Ekim 2010 Perşembe
Cumhuriyet
Dünyada pek çok farklı yönetim şekilleri vardır. Bu yönetim şekillerinden biri de cumhuriyettir. Cumhuriyette bütün haklar halkın elindedir. Halk ne derse o olur. Cumhuriyetin temelinde demokrasi ve adalet vardır. Cumhuriyet din, altına almaktadır.Cumhuriyete göre herkes hürdür, hiç kimse başka birinin haklarına, özellikle yaşama hakkına tecavüz edemez. Hiç kimse başka birinin kölesi değildir.Her insan toplum ve adalet kurallarını çiğnetmemek kaydıyla her şeyi yapma hakkına sahiptir.
11 Ekim 2010 Pazartesi
Abdülhak Hamit Tarhan
| Abdülhak Hamit Tarhan Tanzimat döneminde batı tesirlerini Türk şiirine sokan şair, tiyatro yazarı ve diplomat. 5 Şubat 1851'de İstanbul'da doğdu. Babası, dedesi ve soyu ilim aleminde isim yapmış şahsiyetlerdi. Dedesi Abdülhak Molla, İkinci Mahmud ile Abdülmecid Hanın hekimliğini yapmış, şiir ve tarihle uğraşmıştı. Babası Hayrullah Efendi ise, meşhur bir tarihçi ve diplomattı. Abdülhak Hamid ilk tahsiline Evliya Hoca, Behaeddin ve Hoca Tahsin Efendi gibi özel hocaların huzurunda başladı. Özellikle Hoca Tahsin Efendinin Abdülhak Hamid üzerindeki etkisi büyüktür Daha sonra Bebek Köşk Kapısındaki mahalle mektebi ile Rumelihisar Rüşdiyesine kısa süre devam etti. Ailesi tarafından Paris'te eğitim yapması uygun görülünce ağabeyi Nasuhi Bey ile 1863 Ağustosunda Paris'e gitti. Orada özel bir koleje başladı. Kısa zamanda Fransızcasını ilerletti. 1,5 sene tahsilden sonra, yanlarına gelen babası ile İstanbul'a döndü. İstanbul'da Fransız mektebine başladı ve Fransızcasını ilerletmek için Babı ali'de tercüme odasına girdi. On dört yaşlarındayken, Tahran büyükelçiliğine tayin edilen babasıyla birlikte İran'a gitti ve 1,5 sene özel olarak Farsça dersleri aldı. Babasının 1867'de vefatı üzerine İstanbul'a döndü. İstanbul'a döndükten sonra, önce Maliye mektubi, daha sonra sadaret kaleminde vazife yapan Abdülhak Hamid, buralarda Ebüzziya Tevfik ve Recaizade Mahmud Ekrem'le tanıştı. Sami Paşa'dan Hafız Divanı'nı okudu. Bu arada Tahran hatıralarını anlatan Macera-yı Aşk adlı ilk eserini yazdı ve meşhur Makber mersiyesini yazmasına sebeb olan Fatma Hanımla evlendi. 1876 senesinde hariciye mesleğini seçen Abdülhak Hamid Paris Sefareti ikinci katibliğine tayin edildi ve iki buçuk sene vazife yaptı. Bu arada Fransız edebiyatını yakından tanıma fırsatını buldu. Paris dönüşü bir süre açıkta kalan Abdülhak Hamid, 1881'de Poti, 1882'de Golos, bir sene sonra da Bombay başşehbenderliklerine tayin edildi. Bombay'da üç sene kaldı. Eşi Fatma Hanımın rahatsızlığının artması üzerine, İstanbul'a dönmek için yola çıktı ise de, Fatma Hanım Beyrut'ta vefat etti. Abdülhak Hamid Bombay dönüşünde Londra elçiliği başkatipliğine tayin edildi. Fakat Zeynep isimli manzum piyesi yüzünden vazifeden alındı. Bir süre boşta gezdikten sonra edebiyatla uğraşmayacağına söz vermesi üzerine, tekrar Londra'daki eski görevine gönderildi. Bu gidişinde İngiliz olan Nelly Hanım ile evlendi. 1895 senesinde Lahey büyükelçiliğine iki sene sonra tekrar Londra elçiliği müsteşarlığına tayin edildi. Hanımının rahatsızlanması üzerine, 1900'de İstanbul'a dönen Abdülhak Hamid, 1906'ya kadar İstanbul'da kaldı. 1906'da Brüksel büyükelçiliğine tayin edildi. 1911'de hanımı Nelly'nin ölümü üzerine Belçikalı Lüsyen Lucienne Hanım ile evlendi. Balkan savaşları sırasında kabine tarafından azledilince İstanbul'a döndü. Maarif nezareti teklif edildi ise de kabul etmedi. Bir süre açıkta kaldıktan sonra ayan üyeliğinde bulundu. Mütareke yıllarında Viyana'ya gitti. Burada sıkıntılı günler geçirdi. Cumhuriyetin ilanından sonra anavatana döndü. 1928 senesinde İstanbul Milletvekili seçildi ve ölünceye kadar mebus olarak kaldı. Kendisine vatana üstün hizmet fonundan maaş bağlandı. Ayrıca belediye de, dayalı döşeli bir apartman dairesi verdi. 12 Nisan 1937'de İstanbul'da öldü. Mezarı Zincirlikuyu'dadır. Abdülhak Hamid, Tanzimat sonrası bütün edebi ve siyasi devirleri yaşamış bir şairdir. Tanzimatı, meşrutiyetleri ve cumhuriyeti görmüştür. Bu devirlerdeki Tanzimat, Servet-i Fünun, Edebiyat-ı Cedide, Milli Edebiyat ve Cumhuriyet devri edebiyatlarını yakından tanıdı. Ayrıca uzun seneler doğuda ve batıda diplomat olarak bulunması her iki edebiyatı tanımasına sebep oldu. Bu sebeple Türk şiirine batıdan yeni konular, serbest düşünce ve şekiller getirdi. İlk başlarda Tanzimat ekolünün tesirinde kalmış sonra batıyı tanıyınca, klasik edebiyattan ayrılarak batı tekniği ile eser vermiştir. Edebiyatımızın yeni bir çehre kazanmasında Recaizade Ekrem daha çok teorik yönünü işlerken, Hamid yazdıklarıyla bunu uygulamıştır. Eserlerinde batı edebiyatından bilhassa Shakespeare ve Victor Hugo'nun tesirleri açıkça görülür. Şiirlerindeki başlıca konu romantik ve felsefi düşünceler, ölüm duyguları ve insan kaderi hakkındadır. Şiirlerinde pekçok yabancı kelime vardır. Batı yazarlarından etkilenerek yazdığı dramalar Türk tiyatrosuna felsefi düşünceyi sokmuştur. Kendisine son zamanlarda Şair-i azam (en büyük şair) ünvanı verilmiştir. ESERLERİ Abdülhak Hamid'in eserleri iki grupta toplanmaktadır: Şiirleri: Makber, Ölü (1885), Kahpe (1885), Bala'dan Bir Ses (1911), Validem (1913), Yadigar-ı Harb (1913), İlham-ı Vatan (1918), Tayflar Geçidi (1919), Garam (1919), Yabancı Dostlar (1924). Tiyatroları: Hamid'in tiyatroları mensur ve manzum olmak üzere iki kısımdır. Mensur tiyatroları: Macera-ı Aşk (1873), Sabrü Sebat (1875), İçli Kız (1875), Duhter-i Hindu (1876), Tarık yahut Endülüs'ün Fethi (1879), İbn-i Musa (1880), Finten (1898). Manzum tiyatroları: Nesteren (1878), Tezer (1880), Eşber (1880), Sardanapal (1908), Liberte (1913). MAKBER'den Eyvah! Ne yer ne yar kaldı. Gönlüm dolu ah u zar kaldı. Şimdi buradaydı gitti elden, Gitti ebede, gelip ezelden, Ben gittim, o hak-sar kaldı. Bir guşede tarumar kaldı. Baki o enis-i dilden eyvah, Beyrut'ta bir mezar kaldı. |
Milli Mücadele dönemi (1919 - 1923)
Milli Mücadele dönemi (1919 - 1923):
Mondros Mütarekesi'nden sonra Anadolu'da çeteler (Kuvayımilliye) şeklinde örgütlenen direniş hareketleri başladı. Mustafa Kemal Paşa padişah Vahidettin tarafından olağanüstü yetkilerle donatılarak Anadolu'da asayiş ve sükûnu sağlamakla görevlendirildi.19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktı. 22 Haziran 1919'da Rauf Bey, Kâzım Karabekir, Refet Bele ve Ali Fuat Cebesoy ile birlikte Amasya'da yayımladığı genelgeyle "Milletin istiklâlini yine milletin azim ve kararının kurtaracağını" ilan etti. Karabekir tarafından Erzurum'da toplanan Doğu İlleri Müdafaa-yı Hukuk Kongresine (Erzurum Kongresi) katıldı. Kongre üyelerinin ısrarıyla Osmanlı ordusundan istifa etti ve Kongre başkanlığına seçildi. 4 - 11 Eylül 1919 tarihleri arasında Sivas Kongresi'ni toplayarak ulusal direnişi yönetecek olan siyasi yapılaşmayı kurdu. 27 Aralık 1919'da Ankara'da heyecanla karşılandı. Osmanlı Mebusan Meclisinin Mart 1920'de işgal güçlerince basılması ve önde gelen milliyetçi mebusların tutuklanması üzerine 23 Nisan 1920'de Ankara'da Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılmasını sağladı. Erzurum mebusu sıfatıyla Meclis ve Hükümet Başkanlığına seçildi. TBMM, bir kurucu meclis gibi çalışarak Milli Mücadele'yi yürütecek olan Anadolu hükumetinin altyapısını kurdu.
Ulusal direnişin yayılması ve Sevr Antlaşmasının direnişle karşılaşması üzerine İtilaf Devletleri, Yunan ordusunu Anadolu'nun içlerine sürdü.[kaynak belirtilmeli] Eskişehir'e ulaşan Yunan ordusunun İsmet Paşa kumandasındaki düzenli birliklerce I. İnönü (6-10 Ocak 1921) ve II. İnönü (23 Mart-1 Nisan 1921) Muharebelerinde yenilgiye uğratılması, Milli Mücadelenin dönüm noktası oldu. 23 Ağustos-13 Eylül 1921 tarihlerinde Yunan ordusu Sakarya'da Mustafa Kemal yönetiminde yenilgiye uğratıldı. Bu olay üzerine 19 Eylül 1921'de TBMM Mustafa Kemal'e Mareşal rütbesi ve Gazi unvanı verdi. 26 Ağustos 1922'de başlayan Büyük Taarruz ile Yunan Ordusu Anadolu'dan çıkarıldı ve 9 Eylül'de İzmir alındı.
Kurtuluş Savaşı, 24 Temmuz 1923'te İsviçre'nin Lausanne (Lozan) kentinde imzalanan Lozan Antlaşması'yla sonuçlandı. Bu antlaşma ile Sevr Antlaşması yürürlükten kalkmış, Türkiye Cumhuriyeti Lozan Antlaşması temelleri üzerine kurulmuştur.
Cumhurbaşkanlığı yılları (1923-1938)
Milli Mücadele sonrasında Türkiye'de iki başlı bir yönetim ortaya çıkmıştı. TBMM 1 Kasım 1922'de Osmanlı saltanatını lağvedip Vahidettin'i tahttan indirerek İstanbul hükümetinin hukuki varlığına son verdi. 8 Nisan 1923'te yayımlanan Dokuz Umde ile Mustafa Kemal yeni rejimin temelini oluşturacak olan Halk Fırkası'nın (daha sonra Cumhuriyet Halk Fırkası, Cumhuriyet Halk Partisi, CHP) temellerini attı. Nisan ayında yapılan İkinci Meclis seçimlerine sadece Halk Fırkasının katılmasına izin verildi. Mebus adayları Parti başkanı sıfatıyla Mustafa Kemal tarafından belirlendi.
29 Ekim 1923'te TBMM, oturuma katılan 159 milletvekilinin oybirliğiyle Cumhuriyet'i ilan ederek Mustafa Kemal Paşa'yı Cumhurbaşkanı seçti. Anayasa gereğince dört yılda bir cumhurbaşkanlığı seçimleri yenilendi. 1927'de kabul edilen CHF Tüzüğü ile Mustafa Kemal Paşa partinin "değişmez genel başkanı" ilan edildi ve mebus adaylarını seçme yetkisi, kaydı hayat şartıyla kendisine tanındı. CHF/CHP üyelerinden oluşan TBMM 1927, 1931, 1935 yıllarında Atatürk'ü yeniden cumhurbaşkanlığına seçti.
Cumhuriyetin ilanından sonra, Milli Mücadeleyi başlatan beş kişilik kadronun Mustafa Kemal dışındaki dört üyesi (Rauf, Karabekir, Refet ve Ali Fuat Paşalar) muhalefete geçerek Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nı kurdular. 1925 Martı'nda çıkan Doğu İsyanı üzerine sıkıyönetim ilan edilerek TCF kapatıldı. Partinin lider kadrosu tutuklanarak önde gelenleri idam edildi. Rauf Bey ve Karabekir yurt dışına sürgüne gönderildiler.
15-20 Ekim 1927 tarihleri arasında Kurtuluş Savaşı'nı ve Cumhuriyet'in kuruluşunu anlatan Nutuk'u (Söylev), 29 Ekim 1933 tarihinde de Onuncu Yıl Nutku'nu okudu. Kurtuluş Savaşı'nın Atatürk'ün bakış açısıyla anlatımını içeren Nutuk, Türkiye Cumhuriyeti'nin Milli Mücadeleye ilişkin resmi görüşünün esasını oluşturur ve Milli Mücadeleyi Mustafa Kemal Paşa ile birlikte başlatan ve yürüten askerî ve siyasi şeflere karşı (Rauf, Karabekir, Refet Bele, Mersinli Cemal Paşa, Cafer Tayyar Eğilmez, "Sakallı" Nurettin Paşa, Celalettin Arif Bey vb.) bir polemik niteliği de taşır.
29 Ocak 1923'te Latife Hanım'la evlendi. Bu evlilik 5 Ağustos 1925 tarihine dek sürdü. 1922-1934 yılları arasında Gazi Mustafa Kemal veya sadece Gazi unvanıyla anılan Mustafa Kemal'e soyadı kanunu ile birlikte TBMM tarafından çıkarılan 24 Kasım 1934 tarihli ve 2587 sayılı kanun ile [3] ile kendisine "Türklerin Atası" anlamına gelen Atatürk ismi verilmiştir.
1930'lu yıllarda Balkan ülkelerinde yaygınlaşan revizyonist siyasi görüşlere karşı Atatürk "Yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesiyle karşı çıkarak, Birinci Dünya Savaşı ertesinde Neuilly ve Lozan antlaşmalarıyla kurulan uluslararası statükoyu savundu. 1930 yılında Yunan başbakanı Evangelos Venizelos'u Türkiye'ye davet ederek Milli Mücadele'nin düşmanı Yunanistan'la barışın temellerini attı. Venizelos tarafından Nobel Barış Ödülü'ne aday gösterildi.
1932 yılından itibaren yaşamının büyük bölümünü İstanbul'da Dolmabahçe Sarayı'nda kendisine ayrılan dairede geçirdi. 1935'ten itibaren gittikçe şiddetlenen karaciğer sirozu hastalığı ile mücadele etti. 1937'de dönemin en pahalı yatı olarak bilinen Savarona yatı Bakanlar Kurulu kararıyla satın alınarak Cumhurbaşkanının şahsi kullanımına tahsis edildi. Aynı yıl çiftliklerini hazineye, bir kısım taşınmazlarını da Ankara ve Bursa Belediyelerine bağışladı. Mirasından kızkardeşine, manevi evlatlarına, Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu'na pay ayırdı. Atatürk, 10 Kasım 1938 saat 9:05'te Dolmabahçe Sarayı'nda hayata gözlerini yumdu. Cenazesi 21 Kasım 1938 günü törenle geçici istirahatgâhı olan Ankara Etnografya Müzesi'ne defnedildi. Anıtkabir yapıldıktan sonra nâaşı görkemli bir törenle 10 Kasım 1953 günü buraya nakledildi.
1071 ile 1453 Yılları Arsında Geçen Olaylar.
1071
• 16 Nisan- Güney İtalya'da Bizans kontrolünde olan son şehir olan Bari, Norman Robert Guiscard tarafından ele geçirildi.
• 26 Ağustos- Bizans İmparatorluğu, Alp Arslan komutasındaki Türk ordusuna Malazgirt Savaşı'nda yenildi. Bu galibiyet sonucunda Anadolu'nun kapıları Türklere açıldı.
1072
Erzurum çevresinde saltuklar kuruldu.
Alp arslan Selçuklu hükümdarı öldü
Mengüçlü beyliği
1073
Selçuklular ankarayı ele geçirdi.
1075
İznik te Türkiye Selçuklu devleri kuruldu
1078
Abdül kadir geylani doğdu.
1079
Kılıç arslan doğdu Selçukluların hükümdarı.
1080
Mengücekli Devleti'nin kuruluşu.
Danişmentliler Devleti'nin kuruluşu.
1081
Çaka beyliği kuruldu
1092
1.kılıç arslan Türkiye Selçuklu devletinde tahta çıktı.
Danişmedliler kuruldu
1093
Çaka Beyliği yıkıldı
Ahmet Yesevi, Türk mutasavvıfı
1096
1.haçlı seferi
1098
Haçlılar Antakya'yı işgal etti.
Çaka beyliği yıkıldı
1099
1.haçlı seferinin sonu
1102
Hasankeyf artukluların kuruluşu
1105
Kınnesrin Savaşı ve Haçlıların Halep'i işgali
1106
Mardin attuklularının kuruluşu
1107
Anadolu Selçuklu Sultanı Kılıç Arslan savaş sonrası Habur suyunda boğularak öldü.
1110
Emîr Mevdûd idaresindeki Selçuklu kuvvetlerinin Urfa'yı kuşatması.
1115
• Melik Rıdvân, şiddetli bir hastalığa yakalanarak 10 Aralık'te Haleb'te ölmüştür.
1147
2.haçlı seferi
1149
1. haçlı seferinin sonu
1155
CENGİZ HAN:Büyük Moğol İmparatoru Dünyanın En BÜyük Devletini Kurmuş Olan 'CEHENNEMDEN GELEN ADAM' sıfatıyla ne kadar acımasız olduğu belirtilmiş olan büyük komutan.
1156
Ahmet Yesevi, Türk mutasavvıfı
1166
Abdülkadir Geylani vefat etti.
1176
Miryokefalon savaşı.(Bizans Türkleri anadoludan atamayacağını anladı.)
1178
Danişmentlilerin yıkılışı
Harput artuklularının kuruluşu
1189
3 Eylül Aslan yürekli Richard İngiltere Kralı oldu
3.haçlı seferi
1192
3.haçlı seferinin sonu
1193
Selahaddin Eyyubi öldü
1202
-Saltukluların yıkılışı
1204
4.haçlı seferi
Haçlılar IV.Haçlı Seferi'nde İstanbul'u yağmaladı.
1205
1205’te I. Gıyaseddin Keyhüsrev ikinci kez tahta çıktı.
1207
30 Eylül - Mevlâna Celâleddin-i Rumi doğdu
1209
Hacı Bektaşi veli doğdu.
1211
I. Gıyaseddin Keyhüsrev 1211'de öldü ve yerine büyük oğlu I. İzzeddin Keykavus tahta çıktı.
1214
1214 - Sinop’u Anadolu Selçuklu Devleti sultanı İzzeddin Keykavus ele geçirdi.
1215
1215-Magna Carta bildirgesi İngiltere'de kabul edildi.
1217
5.haçlı seferi
1221
Harzemşahlar Devleti, Cengiz'in bir darbesi ile yıkıldı gitti
5.haçlı seferinin sonu
1223
16 Temmuz Moğollar ile Ruslar arasında 'Kalka Meydan Muharebesi' oldu.
1226
Alanya'da Kızılkule'nin yapılması.
1228
Mengüceklilerin yıkılışı
1233
Harput artuklularının yıkılışı
1238
Yunus emre doğdu
1243
Kösedağ Savaşı(Türkiye Selçukluları yıkılış sürecine girdi)
1248
7.haçlı seferi
1251
Mengü (Möng-ke)'nin Moğol İmparatorluğu'na Büyük Kağan seçilmesi.
1254
7.haçlı seferi sonu
1256
Alamut Kalesi'nin Hülagû Han tarafından alınması. Karakurum'daki Büyük Kağan'a bağlı olarak Hülagû Han İlhanlılar devletini kurdu.
1258
I.Osman (Osman Bey): Osmanlı devletinin kurucusu.
1260
Moğollar ilk kez Sultan Kutuz tarafından tamamen kılıçtan geçirildi
1277
Mengüçlü beyliğinin yıkılışı
1281
Hasankeyf artuklularının yıkılışı
1299
Osmanlı Devleti'nin kuruluşu. Selçuklu Devleti'nin dağılmasından sonra Anadolu'da kurulan beyliklerden Osmanoğulları'nın başındaki Osman Gazi tarafından Osmanlı Devleti kuruldu.
1329
Maltepe savaşı.Bizans Osmanlı.osmanlılar yeniyor.
1362
Devletin başına 1. murat geçti
1363
Sazlıderede Bizans Bulgar ordusunu Osmanlı yenilgiye uğrattı.
1364
Sırpsındığı savaşı
1389
1.kosava savaşı
Yıldırım beyazit tahta çıktı(1.muradın oğlu)
1396
Niğbolu savaşı
1402
Ankara savaşı(önemli)
1413
Fetret devri
1421
Sultan 2.murad padişah oldu
1444
Varna savaşı
1448
2.kosava savaşı
1453
İstanbul feth edildi Osmanlı yükselme dönemine girdi
• 16 Nisan- Güney İtalya'da Bizans kontrolünde olan son şehir olan Bari, Norman Robert Guiscard tarafından ele geçirildi.
• 26 Ağustos- Bizans İmparatorluğu, Alp Arslan komutasındaki Türk ordusuna Malazgirt Savaşı'nda yenildi. Bu galibiyet sonucunda Anadolu'nun kapıları Türklere açıldı.
1072
Erzurum çevresinde saltuklar kuruldu.
Alp arslan Selçuklu hükümdarı öldü
Mengüçlü beyliği
1073
Selçuklular ankarayı ele geçirdi.
1075
İznik te Türkiye Selçuklu devleri kuruldu
1078
Abdül kadir geylani doğdu.
1079
Kılıç arslan doğdu Selçukluların hükümdarı.
1080
Mengücekli Devleti'nin kuruluşu.
Danişmentliler Devleti'nin kuruluşu.
1081
Çaka beyliği kuruldu
1092
1.kılıç arslan Türkiye Selçuklu devletinde tahta çıktı.
Danişmedliler kuruldu
1093
Çaka Beyliği yıkıldı
Ahmet Yesevi, Türk mutasavvıfı
1096
1.haçlı seferi
1098
Haçlılar Antakya'yı işgal etti.
Çaka beyliği yıkıldı
1099
1.haçlı seferinin sonu
1102
Hasankeyf artukluların kuruluşu
1105
Kınnesrin Savaşı ve Haçlıların Halep'i işgali
1106
Mardin attuklularının kuruluşu
1107
Anadolu Selçuklu Sultanı Kılıç Arslan savaş sonrası Habur suyunda boğularak öldü.
1110
Emîr Mevdûd idaresindeki Selçuklu kuvvetlerinin Urfa'yı kuşatması.
1115
• Melik Rıdvân, şiddetli bir hastalığa yakalanarak 10 Aralık'te Haleb'te ölmüştür.
1147
2.haçlı seferi
1149
1. haçlı seferinin sonu
1155
CENGİZ HAN:Büyük Moğol İmparatoru Dünyanın En BÜyük Devletini Kurmuş Olan 'CEHENNEMDEN GELEN ADAM' sıfatıyla ne kadar acımasız olduğu belirtilmiş olan büyük komutan.
1156
Ahmet Yesevi, Türk mutasavvıfı
1166
Abdülkadir Geylani vefat etti.
1176
Miryokefalon savaşı.(Bizans Türkleri anadoludan atamayacağını anladı.)
1178
Danişmentlilerin yıkılışı
Harput artuklularının kuruluşu
1189
3 Eylül Aslan yürekli Richard İngiltere Kralı oldu
3.haçlı seferi
1192
3.haçlı seferinin sonu
1193
Selahaddin Eyyubi öldü
1202
-Saltukluların yıkılışı
1204
4.haçlı seferi
Haçlılar IV.Haçlı Seferi'nde İstanbul'u yağmaladı.
1205
1205’te I. Gıyaseddin Keyhüsrev ikinci kez tahta çıktı.
1207
30 Eylül - Mevlâna Celâleddin-i Rumi doğdu
1209
Hacı Bektaşi veli doğdu.
1211
I. Gıyaseddin Keyhüsrev 1211'de öldü ve yerine büyük oğlu I. İzzeddin Keykavus tahta çıktı.
1214
1214 - Sinop’u Anadolu Selçuklu Devleti sultanı İzzeddin Keykavus ele geçirdi.
1215
1215-Magna Carta bildirgesi İngiltere'de kabul edildi.
1217
5.haçlı seferi
1221
Harzemşahlar Devleti, Cengiz'in bir darbesi ile yıkıldı gitti
5.haçlı seferinin sonu
1223
16 Temmuz Moğollar ile Ruslar arasında 'Kalka Meydan Muharebesi' oldu.
1226
Alanya'da Kızılkule'nin yapılması.
1228
Mengüceklilerin yıkılışı
1233
Harput artuklularının yıkılışı
1238
Yunus emre doğdu
1243
Kösedağ Savaşı(Türkiye Selçukluları yıkılış sürecine girdi)
1248
7.haçlı seferi
1251
Mengü (Möng-ke)'nin Moğol İmparatorluğu'na Büyük Kağan seçilmesi.
1254
7.haçlı seferi sonu
1256
Alamut Kalesi'nin Hülagû Han tarafından alınması. Karakurum'daki Büyük Kağan'a bağlı olarak Hülagû Han İlhanlılar devletini kurdu.
1258
I.Osman (Osman Bey): Osmanlı devletinin kurucusu.
1260
Moğollar ilk kez Sultan Kutuz tarafından tamamen kılıçtan geçirildi
1277
Mengüçlü beyliğinin yıkılışı
1281
Hasankeyf artuklularının yıkılışı
1299
Osmanlı Devleti'nin kuruluşu. Selçuklu Devleti'nin dağılmasından sonra Anadolu'da kurulan beyliklerden Osmanoğulları'nın başındaki Osman Gazi tarafından Osmanlı Devleti kuruldu.
1329
Maltepe savaşı.Bizans Osmanlı.osmanlılar yeniyor.
1362
Devletin başına 1. murat geçti
1363
Sazlıderede Bizans Bulgar ordusunu Osmanlı yenilgiye uğrattı.
1364
Sırpsındığı savaşı
1389
1.kosava savaşı
Yıldırım beyazit tahta çıktı(1.muradın oğlu)
1396
Niğbolu savaşı
1402
Ankara savaşı(önemli)
1413
Fetret devri
1421
Sultan 2.murad padişah oldu
1444
Varna savaşı
1448
2.kosava savaşı
1453
İstanbul feth edildi Osmanlı yükselme dönemine girdi
29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı,
Türkiye Cumhuriyeti'nin ilanı anısına her yıl 29 Ekim günü Türkiye ve Kuzey Kıbrıs'ta kutlanan ulusal bayramdır.
Cumhuriyet Bayramı'nın kutlandığı ülkelerde 28 Ekim günü öğleden sonra ve 29 Ekim tam gün resmî tatildir. 29 Ekim günü stadyumlarda şenlikler yapılır. 29 Ekim akşamı ise geleneksel olarak fener alayı düzenlenir.
Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyet'in Onuncu Yıl Kutlamaları'nın yapıldığı 29 Ekim 1933 günü verdiği Onuncu Yıl Nutku'nda, o günü "en büyük bayram" olarak nitelendirmiştir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





