14 Aralık 2010 Salı

Türkiye'de Ekonomik ve Sosyal Yaşam

Türkiye'de Ekonomik ve Sosyal Yaşam

Cuma, 10 Şubat 2006
Ekonomi: Bir toplumun geçimini ve yaşamını sürdürmesi için yapılan işlerin tamamıdır. Ekonomik faaliyetler arasın-da tarım, hayvancılık, madencilik, sanayi, ticaret, turizm sayılabilir. 1. Tarım Türkiye, çeşitli iklimlere ve yer şekillerine sahip olduğu için çok çeşitli ürünler yetiştirebilen önemli bir tarım ülkesidir. Yurdumuz yetiştirdiği ürünler nedeniyle, dünyanın kendi kendini besleyebilen sayılı ülkeler arasında yer alır. Ülke-mizde, nüfusun yarısı kırsal kesimde yaşar ve aktif nüfusumuzun da yarısı geçimini tarımdan sağlar. Tarımın ülkemiz ekonomisindeki bir diğer önemi ise çeşitli sanayi kollarının ham maddesini oluşturması ve ihraç e-dilmeleridir. ihraç ettiğimiz tarım ürünleri arasında fındık, zeytin, üzüm, incir, turunçgiller, tütün, pamuk sayılabilir. 

9 Aralık 2010 Perşembe

AKARSU VE YARARLARI

AKARSU VE YARARLARI
Fransa ve Almanya'nın tam aksine İtalya'da nehir yatakları yeterince büyük ve derin değildir. Po Nehri bu kuralın dışında kalmakla birlikte ülkenin sadece Kuzey bölümünü sulamakta diger nehirler ise su debisi bakımından çok zayıf ve oldukça kısadır. 

Bölge genelinde, küçük ölçekli olmalarına rağmen sık bir akarsu ağı vardır. Sakarya, Ergene, Susurluk, Meriç ve Biga Çayı bölgedeki başlıca akarsulardır.


AKARSU VE GÖLLERİMİZDEN NASIL YARARLANIRIZ 
1. Türkiyede bulunan akarsular, akışı düzgün olmayan akarsulardır. 
2. Yaz ve ilkbahar aylarında taşıdıkları su miktarı oldukça farklıdır. 
3. Onun için taşımacılık alanında akarsularımızdan yararlanma olanağı oldukça azdır. 

AKARSU VE GÖLLERİMİZDEN ŞU ALANLARDA YARARLANIRIZ ?
1. Su ürünleri elde ederiz. ( Balıkçılık vs. ) 
2. Taşımacılık alanında akarsu ve göllerimizden yararlanırız. 
3. Sulama alanında kullanırız. 
4. Elektrik enerjisi elde ederiz. 
5. İçme suyu elde ederiz. 
6. Tuz ve soda sağlarız. 
7. Su sporları yaparız. 

ATATÜRK BARAJININ 7 BİN YIL ÖMRÜ VAR 
DSİnin baraj yapımındaki hesapların güvenilirlik katsayısının çok yüksek olduğunu belirten Mümtaz Turfan, bunun en güzel kanıtının resmi rakamlara göre 20 bin kişinin öldüğü Marmara Depreminde de tek bir barajın bile hasar görmemesi olduğu kaydetti. Özellikle Yalova-Gökçe barajının tam deprem noktasının üzerinde olduğunu vurgulayan Turfan, 53 barajımızın bir tekin bile çizik kalmadı dedi. DSİ Genel Müdürü Keban Barajının 625, Atatürk Barajının ise tam 7 bin yıl ömürlü olduğunu açıkladı. Atatürk Barajına başlandığı 1935ten bu yana görev yapan bütün hükümetlerin emeği olduğunun altını çizen Turfan, Bir ara orada 10 bin kişi çalışıyordu. Öyle ki, seçim zamanı partiler orada propaganda yapıyordu dedi. 

BARAJLARIMIZ Türkiyede bugüne kadar uluslararası kriterlere göre baraj niteliğinde olan 504 adet depolama tesisinin yapımı gerçekleştirilmiştir. Burada özellikleri verilen (497 adedi DSİ tarafından yapılmıştır) 504 adet barajın bir kısmının (202 adedi) yapımı DSİ Büyük Su İşleri programından gerçekleştirilmiş, bir kısmının yapımı ise (302 adet) DSİ yatırım programının Küçük Su İşleri bölümünden Göletler (Alçak Barajlar) programından gerçekleştirilmiştir. Ancak uluslararası baraj kriterlerine (özellikle Uluslararası Büyük Barajlar Komisyonu ICOLDun kriterlerine) göre tamamı baraj olarak kabul edilen yapılardır. (Yüksekliği 15mden fazla ya da depolama hacmi 2 milyon m3den fazla) Baraj kriterlerine uymayan, yüksekliği 15 mden az ve depolama hacmi 2 hm3den az olan yaklaşık 50 adet depolama tesisi burada yer almamıştır 

6 Aralık 2010 Pazartesi

Ailedeki Bireylerin Görevleri Nelerdir?


Ailedeki Bireylerin Görevleri Nelerdir?
Peki nedir bu aileyi oluşturan bireylerin teker teker yapmaları gereken hususlar değerli dinliyeciler…Bunları maddeler halinde şöyle özetleyebiliriz…

- Babanın görevleri en klasik anlamda yuvanın adeta dışişleri bakanı olmasıdır. Evin maddî gelirinden şüphesiz ki birinci planda o sorumludur. Kanunlara göre de çok uzun yıllar baba ailenin reisi olarak bildirilmiştir. Bu daha ziyade manevi anlamdadır. Yoksa belediye reisliği gibi değildir. Bir yerde huzurun dirliğin olabilmesi için orada hiyerarşinin güzel işlemesi gereklidir. Yani bir toplulukta karara varılabilmesi için neticede bir kimsenin başkanlığı olması lazımdır. Nasıl ki toplumda en sade vatandaştan cumhurbaşkanına kadar türlü resmî mevkiler var ise bunu da buna benzetmek mümkündür. Böyle olmazsa orada kargaşa, huzursuzluk olacağı açıktır. Bunun gibi babanın klasik anlamda rolü ve görevi bu bakımdan tanımlanmıştır. Babanın görevleri bununla bitmemekledir. Eşini yeterince anlayabilmesi için kadın psikolojisinin ana hatlarını olsun bilmek zorundadır. Aynı şekilde çocuğunu tanıyabilmek için de çocuk psikolojisini bilmek zorundadır...Çocuğun psikososyal özellikleri ve başarılı uyumlarının esasları hususunda en azından kendisini kurtarabilecek bilgisi çok istenilen bir haldir.

Bir babanın çocuklarına yapabileceği en büyük hizmet onların annelerine saygı duymasını sağlamasıdır. Aynı şekilde annenin de çocuklarına yapabileceği en büyük hizmet onların babalarına saygı duyması ve bunu göstermesidir. Görüldüğü gibi nereden bakılırsa bakılsın bir işin selameti için önce o işin iyi bilinmesi, tahlil edilmesi, daha sonra da o işi yapabilmek için bir miktar da kabiliyet, iyi niyet, beceri gerekecektir.
- Annenin görevleri de yine çok klasik anlamda içişleri bakanlığı gibidir. Yuvanın iç hizmetlerinden birinci derecede onun sorumlu tutulması geleneksel aile yapımız yönünden de beklenmektedir. Aile sadece yurdumuzda değil tüm dünyada da eskiye nazaran yeni değişimlerle karşı karşıya kalabilmektedir. Aile için iletişimde roller birbirine karışabilmekledir. Sosyal hayat şartlarının ağırlaşması, evde kim varsa aşağı yukarı hepsinin bir geçim derdine düşebilmesi bilimsel anlamda aile kurumunu çıkmazlara sokabilmektedir. Birey ve onu barındıran aile zaman zaman her şeyi unutup günü kurtarmak telaşı içinde kaybolup gidebilmekledir değerli dinliyeciler…

-Peki çocukların hiç mi görevi yoktur? Her yaşta yaratığın bir rolü, görevi olacağı açıktır. Ama bunun için önce iyi bir eğitim iyi bir yetiştirme safhası olacaktır. Çocukların bedensel, ruhsal ve sosyal yönden ve eğitsel açıdan iyi durumda olabilmeleri için başta ailenin çocukların psikososyal özellikleri ve başarılı uyumlarının esasları hususunda bilgili ve özverili olmaları aranmalıdır.

Tabii aile denilince yukarıda belirttiğimiz anne ve babadan oluşan çekirdek ailenin yanında bir de geniş aileden bahis etmek gerekecektir. Dede, nine ve yeğenlerin de dahil olabileceği geniş aile modeli de bulunmakladır ki yurdumuzda özellikle kırsal kesimlerde bu model halende çok yaygındır.

Ailenin psikososyal sağlığı ve mutluluğu için bilinmesi gerekli bilgiler adeta bir anayasa gibi öğrenilecektir. Kişi bunun arayışı içersinde olacaktır. Kişi ne aradığını bilirse bulduğunun kıymetini bilir, düsturu burada da hakimdir. Bundan kaçınmak mümkün değildir. Aile dinamiklerinin kavranması lazımdır.